25/11/2006

 

 

Gülü sen kokla, dikeniyle ben yetinirim

 

Bardağı sen doldur, zehri ben içerim

 

Sen hayatı yaşa, ölüme ben giderim

 

Varsa böyle sevenin, söyle ben senden vazgeçerim

25/11/2006

 

SEN

 

sana sensizliği katıp seni yazıyorum yine

alabildiğine küçük harflerke bukez...

seni sensiz yaşamak mı,

seninle sensiz yaşamak mı çıkmazı sardı

üç yanımı

sen, ben ,biz

ellerinle değil yüreğinle tut ellerimi

hiçliğin ne anlama geldiğini anlarsın o zaman belki

bir büyük patlamada bende yaşarsın...

25/11/2006

 

Senin Uğruna
 
Ayrılıkmış...
Sarılınca, bedenimize yıldız taşır!

Yol uzunmuş... 
Kartal uçuşu kısaltır!

Görev ağırmış...
Senin uğruna dağlar omuzlanır!

Öfke paslanmış...
Kınında köpürenler yeter!

Acılarmış..
Üzülme... Elbet çaresine bakılır!

Düşman çokmuş...
Yüzemez; akan kanda boğulur!

Katlinize ferman çıkmış...
“Ferman padişahın, dağlar bizimdir! ” *

Ölümmüş...
Ah be gülüm,
Kuşanınca o da yakışır!

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı